

Taşhanlar.XVII. yy. da Şebinkarahisar Sipahi Reisi Taban Ahmet Ağa tarafından yaptırılmıştır. Kale ve orta mahalleye giden yolun sağ ve sol tarafında yer alan kagir bedesten yapılan bu binalar 1939 depremine kadar bozulmadan durmuştur. 1915 tarihinden 1939 tarihine kadar cezaevi olarak kullanılan bedestenler kısmen depremden ve geri kalan taş, demir ve kurşun 'ları için insanlarca tamamen tahrip edilmiştir.

Evliya çelebi“Kale göğe uzanmış bir dağın tepesinde yedi köşe bir kaledir. İlk bakışta direksiz ve serensiz kalyın gemi gibi görünür. Duvar kalınlığı 70 ziradır (75 – 90 cm). 70 burç, 100 bedendir, çevresi 3600 adımdır. Hendeği yoktur. Üç kat demir kapıları vardır. Gece gündüz bekçilerce korunan kale içinde 70 ev vardır" demiştir.

İlk Çağlarda Kaşkaların yaşadığı topraklara Hititler, Frigyalılar, Kimmerler, Medler ve Persler hakim olmuşlardır. Ancak kentin MÖ.I.yüzyılda Romalılar tarafından kurulduğu sanılmaktadır. XI.yüzyılda Bizans’ın Sebasteia Theması’nın sınırları içerisinde bulunuyordu. İstanbul’un Latin istilası sırasında Trabzon’a gelen Komnenosların kurduğu Trabzon Pontus İmparatorluğu’nun egemenliğine girmiştir

Pontus Krallığı'nı ortadan kaldıran Roma Kumandanlarından Pompeius tarafından MÖ 63 yılında Roma askeri kolonisi olarak kurulmuş ve uzun süre Colonia/Koloneia adıyla anılmıştır. Bu adın Ermenice biçimi Koğonya'dır. Türkçede de 16. yüzyıla dek Köğonya kullanılır. 1473 yılında Fatih Sultan Mehmet Otlukbeli Savaşı'ndan sonra İstanbul'a dönerken Şebinkarahisar'a uğramış ve üç gün kaldığı bu şehir devrin vekayinamelerinde Karahisar-ı Şarki adıyla kaydedilmiştir.

Şehrin ilk kuruluş yeri olan Güneygören(İsola) köyüdür. Romalılara kadar bölgenin en önemli yerleşim yeri olan İsola şehri Romalılardan itibaren önemini gittikçe kaybetmeye başlamıştır. Şebinkarahisar, Türklerin eline geçtiği 1075 tarihinden 1473 yılına kadar 410 yıllık müddet zarfında beylik şeklinde idare edilmiştir.

İlk olarak ahşaptan yapıldığı kaydedilen Fatih camii iki kez yanmış, yeniden yapılmıştır. Ondokuzuncu yüzyıl sonunda yapılan 6 kubbeli camii 1939 depreminde hasar görmüş ve 1950 yıllarında onarılmıştır. Ermeni ve Rum isyanları sırasında da tahrip edilen ve saldırılara maruz kalan caminin duvarlarında mermi izlerini de görmek mümkündür